Ana içeriğe atla

Kırmızı Kırmızı;

  • Kırmızı aldı başını gidiyor,Kış sezonunda da yerini belli eden kırmızıyı bir çok marka mantolarında ayakkabılarında çantalar da kullandı.Seksi kadınsı ve oturaklı.Kırmızı renk,yüksek topuklar birde sade kıyafetlerle birleştiğinde modanın en büyük klişesinin bir mucizeye dönüştüğü an.İşte tam da bu yüzden modacılar bu mucizeden yola çıkarak önümüzdeki yaz için gözlerini kırmızı rengin cazibesine çevirdiler.Kişisel olarak çok beğendiğim ve kullandığım kırmızı rengini genellikle siyah,altın,laci,renklerle kombinlerim.Bu çok güzel ve iddialı alımlı olan renk kalitesiz bir meteryalin veya yanlış kesimin üzerinde bir felakete yol açabilecek olan renk,doğru kullanıldığında da tüm gözleri üzerinizde kenetliyebilir.
Heidi Klum'un John Galliano imzalı elbisesi.

Bir çok modaevi ve birçok marka bu yaz kırmızıya hatta daha radikal kırmızılara koleksiyonlarında yer verdi.
Prada turuncuya kaçan kırmızı rujla çıkarttı modellerini,Stella McCartney ilk kez koleksiyonunda pastel tonlar kadar kırmızıya yer verdi.Philip Lim,modellerini baştan aşağı kırmızıya boyadı.Cristian Dior tülleri,ipekleri,taftaları kan kırmızısı kombinlerle sundu.Ve bir çok modacı kırmızının büyüsüyle birbirini takip etti.
Sade kesimli kırmızılar dolaplarda evladiyelikler  arasında yerini aldı.Yalnız kıyafetlerde değil kırmızı rengin dudaklarda,tırnaklarda,ayakkabılarda kullanılması modadan çok daha ileriye gitti.Hatta biçok isimin markanın imzası oldu.Dita von Teese'in kırmızı ruju, Christian Louboutin'in kırmızı tanbanlı ayakkabıları gibi...Evet 2010 kışı'nın kırmızıları bu soğuk İstanbul günlerinde içimizi biraz olsun ısıttı gıbı benim en favorim ise kırmızı topuklu ayakkabılar bu kış kadını en seksi göstermenin bir numaralı yolu bence biçok modacının da benimle hemfikir olduğunu görüyorum.
Püfür püfür ilkbahar yaz kırmızılarında görüşmek üzere Sevgiler...
Bu hafta sayısız mutluluk sizi bulsun :)

alice'N

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

AYŞE ERKMEN'in ŞAPKA YOLCULUĞU

        Vehbi Koç Vakfı tarafından geçtiğimiz mayıs ayında açılan Arter,çağdaş sanatın nefes aldığı en önemli mekanlardan biri olma iddiasını 'İkici Sergi' adını verdiği yeni sergisiyle devam ettiriyor.Emre Baykal'ın küratörlüğünde hazırlanan sergi,30 'dan fazla eseri bir araya getiriyor.          İkinci sergi'nin izleyici tarafından ilgi gören bir diğer çalışması ise Ayşe Erkmen'in binanın girişine yerleştirdiği şapkalar.Bu şapkalrın birde hikayesi var.Erkmen, Arter'in bulunduğu binada 1914-1920 yılları arasında bir şapka dükkanı olduğunu öğrenir.Anneannesi Hermine hanım'ın 1920 yılından kalan şapkasını Hacopulos pasajındaki Katya kiracıya götürür. Katya Kiracı el yapımı şapkalar üretir.Ve bu şapkalardan hemen her renginden onlarcasını yeniden ürettirir.          Şapkalar sayesinde sayesinde sanatçı Erkmen binanın geçmişi ile kendi geçmişi arasında bir bağ kurmuş oluyor.Bu arada belirtelim sergiyi gezdiniz ve ...

Kontes Jacqueline de Ribes Sergisi